Selen Servi bu ay
Özgeçmiş
Danışmanlık
  
 

ŞİKAYETÇİYİM!

Nisan 2011

Kuraldışı için yaptığım bir röportajda Şevval Sam "şikayet bir durum tespiti olabilir" demişti. Kendisi de olumsuz durumları tespit ederken kullanıyordu şikayeti, ama o kadar!

Süreklilik arz ettiğinde artık bir tespit olmaktan çıkıyor ve hayatın kendisi haline geliyordu.

Herkesten ve herşeyden şikayetçi olmak...

Hep olmayanı özlemekle geçer mi hayat? Hep yapamadığına hayıflanmakla...  Bakın bakalım kendi hayatınızda şikayet, o durumdan çıkmak için bir tespit mi yoksa bir süreklilik hali mi?

Şikayetin olduğu yerde suçlama kaçınılmaz. Kendimizi ya da çevremizdekileri... Her iki türlü de yararı değil zararı var. Sosyal açıdan, fiziksel açıdan, duygusal açıdan, ruhsal açıdan yıpratıcı. Sadece kendine odaklı olmanın kaçınılmaz yan etkilerinden biri olan "şikayetçi" olma durumu bencilliğimizin de yansıması.

Halbuki ne gerek var kendimizi aşağı çekmeye?!

Yasemin Soysal'ın dediği gibi "bu hayat bir oyun alanı". Olmayan da olan da eğlenceli. Bize neyi hazırladığını bilmediğimiz sürprizlerle dolu, inişli çıkışlı bir lunapark.

Dünyanın bir suçu yok!

Hayat sorumlu değil! Kaderin oyunu da yok!

Tespit, yüzleşme, uyumlanma ve akış var.

Her zaman, hepimiz için, hep bir çıkış var.




















.